ANALI KUZU KINALI KUZU

Ana başta tac imiş

Her derde ilac imiş

Bir evlat pir olsa da

Anaya muhtaç imiş

             Bir türküden…

CENNET ANALARIN AYAKLARI ALTINDADIR. (Ahmet
b.Hanbel,Müsned,III,429;İbn Mace,Sünen II,930)

Biliriz ki,şefkat ve merhamet hissi kula önce anadandır;sevgi ve
acımayı anaya veren yüce Yaratan’dır. Ana hakkı,Tanrı hakkıdır. Ahları
sevinçle satın alandır o,üvey sancıların sabır taşına satılandır. Öksüz
hayatın Kabe’si ve dilsiz bedenlerin en beliğ sesidir. Analık kanunları
yetmiş iki millet üstü bir kalp ağrısıdır,tatlı bir kalp ağrısından da
ötelere uzanan meserret çağrısıdır. Şöhret istemez analar ama şehir-i
cihan olur,sevgisini tatmamışsa bir ananın,evlatlar ziyan olur. Anneleri
anarak açar en parlak renkler bir çiçekte ve ille de gökkuşağı giyinir
bir anne her bebekte.

Allah’ın haklarından sonra ana hakkınadır sorumluluk;bedeni içinde
beden bulduğumuz, sayesinde var olduğumuz için. Bir çocuk bir anaya
koşarken saman çöpü kehribara koşar gibidir;hasretle ilk öpüşler
çoğalınca damlada denizler coşar gibidir.

Analarımız;acıların işaret sıfatı,özverinin özel adıdır;obamızın
direği ve ağızların tadıdır. Yeminlere dar gelip dualarda bol olan
güzeldir ana;Rahim ve Rahman ile kalbimize dolan güzeldir ana. Kalbimize
zincirli en muhteşem tutsaklıktır;koyun kuzuya ve gece sabaha seğirtir
gibi aklıktır ana. İçimize düşen bir susuzluk,susuzlar su arar
gibi,ruhları iman sarar gibi. Gurbetlerde kubbe kubbe çınlayan tekbir
sesidir ana;bahçeleri ıtır ıtır dolduran saba nefesidir. Hasret
gecelerinde huzuru demleyen çayların şekeri,uzak yolcuların karanlığa
mahkum gözlerinin feridir.

Anacık!
Kahramanları silinen bir filmin tam ortasında çaresiz çocuklarız
biz,garip bir masalı yaşıyoruz,hazin bir rüyayı soluyoruz…Korkunç
devler dolaşıyor etrafımızda…Ata otu ite eti yedirmemekte direniyor
ifritler…Ehremenler hatemi almış,Süleymanlar aldatılmış…Şehzadeler
yüzyıllık uykularına dalmışlar…Bol yalanlı korolarda ayrı telden ve
ayrı nağmelerden çalmada plaklar ve eski hançerlerin murassa kınlarında
paslanmaya durdu dudaklar. Bir sen varsın anacık,Kaf dağının ardındaki
dünyalar güzeli,yalnız sen gerçeksin…Bütün kalpler yalan…Bir tek
seninki ne yanıldı ne de yanılttı çocuklarını kınalı ana…Herkes
saadetine,sense felaketlerine ortak oldun evlatların…Onlar ki dilleri
senindir,söyler dururlar;sütleri senindir,kimlik bulurlar.

Anacığım!
Yıllar ve yıllarca önceydi,hani bahçeleri çizerdin çizik çizik de
hayallerini ekerdin kiraz gölgelerine…Orkideler uzattığında elini
kurdeleler sıyrılıp saçlarından,orkide olurlardı.

Anacığım! Ne çabuk çürüdü sokaklar? Saçlarına ne çabuk düştü
aklar?Fidanlarını ayazlar,hayallerini dolular ne çabuk vurdu? Çocukların
dağıldı;sevinçlerin de…Dizlerinde sızılar ve yüzlerinde
çizilerle…Yağmur suları çocuklarından daha sık geçiyorlar
eşiğinden;komşular bir bardak süt,bir avuç kül soruyor eski zamanlardan.

Anacığım!

Kavruk güzelliğine rana düşen kınalı saçlarına ay
vuruyor,cennet ayağından buseler çalıyor şimdi. Durlanmış kelimelerin
sarıyor sevgileri ve beyaz cümlelerinin kırkıncı kapısından süt verdiğin
alperenler geçiyor birer birer. Bulutları arşınlayarak ve samanyolundan
yalınayak…Sırf bunun için bile tarih olmuş bir gerçek ve övünülecek
en büyük zafersin sen!..

İskender Pala Kırk Güzeller Çeşmesi

Bu yazı Kitaplar içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

ANALI KUZU KINALI KUZU için 2 cevap

  1. HAFIZIM GAYRET dedi ki:

    Rabbim anne ve babalarımızın hakkını ödeyebilmeyi, ödeyemesekte onlara layık olabilmeyi nasip etsn….selametle

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s